14 Ekim 2014 Salı

Sen de Kotex Kullan, Hayatından Kuralları Kaldır!

Merhaba!

Umarız her şey yolundadır.

Senin de bildiğin gibi pek çok kadın özel günlerinde rahatsız ve endişeli hissediyor ve bu yüzden de kendilerine bazı kurallar koyuyor. Oysa doğru ürünleri seçen kadınların bu dönemde kendilerine kurallar koymalarına ve hoş olmayan bazı durumları yaşamalarına hiç gerek yok. Yenilenen ürünümüzü tanıtmak amaçlı hazırladığımız reklam kampanyasıyla bu durumu gözler önüne serip, Kotex’in kadınların ihtiyaçlarını anladığını ve bu süreçte onların yanında olduğunu anlattık. Aynı zamanda kadınları www.kurallarikaldir.com web sitesine davet ederek kurallarını bizimle paylaşmalarını istedik. Paylaşılan 5000 kural arasından bu dönemde karşı karşıya kaldıkları zorlukları en yaratıcı şekilde anlatan 3 kişinin kuralını seçerek Demet Evgar’la eğlenceli skeçler haline getirdik. 


Evet biliyoruz hangisini seçtiğimizi merak ediyorsun :)
Birinci kuralımız arkasını görebilmek için çözümü fotoğraf çekmekte bulan Seren Nur Öztürk’e ait. Seren aynı zamanda birinci seçilen kuralın sahibi olduğu için Demet Evgar’la bu skeçte oynadı. Özel gününde daha fazla hijyenik ped taşımak için küçük çanta yerine büyük çanta tercih eden Seçil Düvenci’nin ve yine o günlerde hışırtılara karşı anlamsız sesler çıkartarak önlem alan Sevda Bayar’ın kuralları da ikinci ve üçüncü olarak Demet Evgar tarafından canlandırıldı. Biz videoları çekerken çok eğlendik, umarız sen de izlerken bizim kadar eğlenir ve herkesle paylaşırsın.

Videoları tekrar tekrar izlemek istersen, hepsini www.kurallarikaldir.com’da bulabilirsin!

Sevgiler,
Kotex


Bir boomads advertorial içeriğidir.

12 Eylül 2014 Cuma

Monotonum



Uzun aralıklar vermeye iyi alıştım sanırım. Belki de blog yazmak hayatımdan öncelikle arasında değil artık bilmiyorum ama bir süredir bloğa yazı yazmayı bırakın bloğu açmak bile içimden gelmiyor.

Belki bir dönemdir geçer dedim ama uzun zamandır böyle. Bir durgunluk aldı başını gidiyor. Sonuçta kişisel bir blog ve canım istediği zaman yazmak da en doğal hakkım. Büyük kitlelere hitap eden bir halim de olmadığına göre kime, neye karşı kendimi sorumlu hissediyorsam artık :)

Aslında farklı şeyler yazmak, buralarda yokken neler yaptığımı uzun uzun anlatmak isterdim lakin o kadar soluğumu tutabilir miyim ya da paylaşmak istiyor muyum öncelikle buna karar vermem gerekiyor.

Eh kendi çevresinde tanınan bir bloğunuz varsa da herşeyi rahat rahat paylaşamıyorsunuz. İşin bir de bu yanı var. Şimdi beni tanıyanları aldı bir merak tabi. Ne var acaba? Ne anlatacak da anlatmıyor acaba? Benimle ilgili olma ihtimali var mı? Yoksa bizimle mi ilgili? Vs vs  Kafanızda varsın deli sorular olsun :)

Bayramdan sonra, Ağustos ayında gittiğimiz Kaş tatilimizi uzun uzun anlatmak istiyordum mesela. Bol bol fotoğraf çekecek ve Kaş’a gidecek olanlara da rehber olacak bir yazı olacaktı. Ne oldu? Kaş tatilinde çıktığımız tekne turunda güneş mi çarptı, sıcak mı çarptı, yemeklerden mi oldu tahmin edemediğimiz bir halsizlik ve 1 gün erken bitirilen bir Kaş tatili ile döndük evimize. Kaputaş Plajına bile uzaktan arabayla geçerken el salladım sadece. Akdeniz plajlarına yazın en sıcak dönemi olan Ağustos ayında gidersen bir Marmara-Egeli olarak bünyeye dokunmasına hazırlıklı olacaksın aslında. Ama işin iyi tarafından bakacak olursak Kaş – Burdur arası bütün Opet benzin istasyonlarını biliyorum. Hepsinde teker teker durmak zorunda kaldığımız için.

Sonra neler oldu, bir bakalım. (şaka maka baya baya yazıyorum lan ben :) ) Ramazan ayında alınan kilolara, bayramdan sonrasında yenilenler ve tatildekiler de eklenince 4 kilo kadar almış oldum. Şimdi kendimce onları geri vermeye çalışıyorum. Diyetisyen randevumu da 3 Eylülden 15 Ekim’e kaydırdım ki gidene kadar biraz kendimi toparlayayım. Evet eve temizlikçi gelmeden önce evi o kadar pis bulmasın diye önden temizlik yapan tipik Türk kadını imajı çizdiğimin farkındayım. Diyetisyen e kilo vermek için gidilir ancak ben diyetisyene gitmeden önce kilo vermeye çalışıyorum. Gülcan Karpuz’u tanısanız siz de bana hak verirdiniz :) Aslında diyetisyenimi değiştirmeyi düşünmüyor da değilim. Tamam tamam öncelikle kendimi değiştirmem lazım. Boğazımı tutmam lazım. Yoksa dünyanın en iyi diyetisyeni bile faydasız bana :)

Ben dönmeye çalışıyorum :) Bu monotonluktan kurtulmak gerek...


11 Temmuz 2014 Cuma

Hiç Adriana Lima kadar güzel hissettin mi? Hemen karar verme. Denemeden bilemezsin!

Hayatın boyunca birçok güzellik malzemesi kullandığını ve çok azından memnun kaldığını biliyoruz. Çünkü hiçbir güzellik malzemesi, içindeki doğal güzelliği ön plana çıkarmaz. Emin ol, hissettiğin kadar güzelsin! Veet olarak seni en güzel neyin hissettireceğini düşündük ve her duruma özel Veet ürünleri geliştirdik.



Adriana Lima’nın doğal güzelliğinden yola çıkarak, sana en az Adriana Lima kadar güzel hissetirmenin yollarını göstermek istedik. Doğadan gelen içerikleri, cilt tipine ve bölgesine göre farklılaşan seçenekleri ile her ihtiyaca hitap eden Veet, saatler süren epilasyon seanslarına anında çözüm sunarken, cildinin ihtiyacı olan bakımı da sağlıyor. Veet sayesinde, haftalar boyunca istediğin kıyafeti istediğin zaman giyebilirsin. Adriana gibi güzel hissetmen için, krem, sprey ve soğuk ağda bantlarından sana en uygun olanını seçmen yeterli.



Hayat bir defileyse, her an hazırlıklı olmalı. Tıpkı Adriana gibi. Doğal güzelliğini gönül rahatlığıyla sergileyebildiğin sürece, Adriana kadar güzel hissedeceksin!
Veet’ini seç, çünkü sen de en az Adriana kadar güzelsin.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Mor Mim :)

Bir süre önce Supercellma tarafından bu yazıda mimlenmiştim ancak sonrasında alınan keyifsiz haberler ve hayat koşturmacası derken yanıtlamak zaman aldı. Ben soruları durup düşünerek bazen de sindirerek yanıtladım. Yanıtlarımı merak edenleri hemen alt kata alalım :)

1) En çok sevdiğin yönün nedir?
Hmmm hangisini söylesem acaba diye egosal triplere girmeyeceğim ve aklıma ilk geleni söyleyeceğim. İyi Bir Dinleyici olmam. Evet, karşımdakinin canı sıkkınsa, bir derdi varsa ya da mutluysa ve bu mutluluğunu paylaşmak istiyorsa ben iyi bir dinleyiciyimdir. Her zaman dertlere derman olamayız ama en azından paylaşarak yardımcı olabildiğimi düşünüyorum.

2) Sen hiç yağmur altında ağladın mı?
Hiç yağmur altında ağlamamışımdır ancak yağmur özellikle sonbahar ve kış aylarında hep hüznü hatırlatır bana... Ama kimi zaman yağmur yağıyor diye o hüzne kendimi kaptırıp pencerenin ardından gözyaşı döktüğüm olmuştur.

3) Diyelim ki sana üç dilek hakkı tanındı. Ama sadece insanları değiştirebileceksin.Neleri, kimleri ya da hangi özellikleri değiştirirdin?
Kocamı değiştirip Biscolata erkeği yapardım! Yazmayacağım tabi de :D Kendimi değiştirmek isterdim. Daha iyi bir insan,birey olmak için eksik olan yönlerimi kuvvetlendirmek isterdim. Mesela daha yardımsever olmayı, yeri geldiğinde daha az bencil olmayı öğretirdim kendime. Eşimi de biraz değiştirirdim, daha romantik yapardım, bana ne biraz daha romantik olsun işte ben öyle istiyorum :D Bir de abişkoyu biraz daha çalışkan bir öğrenci yapardım ki okulunu 9 senede bitirmeyip hepimize çile olmasaymış, yani fena mı olurdu 5 senede falan bitireydi he he he

4) Sen hiç yaz yağmurunda denize girdin mi?
Ya bunu hep derler yağmurda denize girmek çok güzel olur hem deniz sıcak olur diye ama hiç denk gelmedi bugüne kadar, kısmet belki ilerleyen yıllarda fırsat olur.

5) Yaşadığın en gülünç durum nedir?
Aklıma ilk gelen Bursa'ya yeni taşındığımız dönem metro durağında gelecek metroyu yanlış tarafa bakarak beklemekti. Bütün insanlar bana bakıyor gibi geliyordu ve ben anlam veremiyordum niye bu tarafa doğru bakıyorlar ki metro arkalarından gelecek diye düşünürken bir baktım metro meğer arkamdan geliyormuş ben ters yöne doğru dönmüş metro bekliyormuşum saf saf Biraz rezil hissettiğim doğrudur.

6) Kendine ünlüler dünyasından bir eş ya da sevgili seçseydin,kimi seçerdin?
Benim pek beğendiğim,uğruna yanıp tutuştuğum, posterlerini duvarlara astığım ünlü bir aşkım olmadı çocukluğumdan beri belki de bu yüzden şimdi de bu soruyu durup bir süre düşünmek zorunda kaldım. Hala da düşünüyorum ancak bir isim çıkmadı. Son zamanlarda bakmaktan keyif aldığım, hoş adam dediğim Murat Boz var mesela :) Hmmm burayı keselim lütfen eşim okumasın :D



7) Hayatın bir film olsa hangi aktör ya da artist oynasın isterdin?
Kate Hudson, ne alaka demeyin ya bu hatununun filmlerini seviyorum ben, beni oynasaydı mutlu olurdum :)



8) Sen hiç halka açık bir alanda kimsenin ne düşündüğünü umursamadan ağladın mı?
Halka açık alanlarda ağlayamam genelde. Ağlamam için tek başına olmam gerekli. Ya da yanında rahat olabildiğim birinin yanında ağlayabilirim.

9) Superman mi? - Batman mi?
Superman bana daha yakın sanki. Onun gücü özel olmasından geliyor belki de ondandır.

10) Çocukken hepimiz bir nesneyi ya da olayı başka bir şey zannederdik. Mesela Eyfel Kulesini elektrik direği sanmak gibi. Senin böyle ilginç düşüncelerin var mıydı?
Belki bunu daha önce de yazdım ama bu sorunun cevabı bence bu, küçükken dedem öğleden sonraları taş oynamaya (okey oynamaya) kahveye giderdi. Ben Hulusi Kentmen i dedemin arkadaşı sanırdım ve kahveye gittiğinde de onunla okey oynadığını düşünürdüm.
Akıllanıp öyle olmadığını anlayana kadar da ciddi ciddi böyle sandım :D 
Ama güzel olmaz mıydı, ara sıra dedenizin yanında Hulusi Kentmen'i de görmek? :)

11) Hayatın anlamı nedir?
Evime gelip kapımı kapadığımda yaşadığım huzurdur. Bu huzuru kaybetmemek ve daima içimde tutmak içindir bütün savaşım...

Gecenin bu vakti bu mimi okuyup beğenen ve yanıtlamak isteyen her kim varsa onları mimleyerek sahur hazırlıklarına kaçarım ben  :)

İyi Geceler...