kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2013 Salı

Newly In! İstanbul Ganimetleri!

Hayat bazen çok ilginç geliyor bana... Kasım ayında şu artık modası geçmeye başlayan yaka kolyelere ne kadar bayıldığımı ve sonunda dayanamayıp alışveriş sitelerinin birinden bir adet aldığımı ancak ve ancak kolyenin defolu çıktığını "Günün Fotoğrafı" resimlerini yayınlarken bahsetmiştim. Bahsi geçen kolye bu idi;


Sonrasında annem Bursa'ya geldiğinde bir de baktım ki aynı kolye kadının boynunda!!! Farklı zamanlarda farklı yerlerden aynı kolyeyi beğenip almışız! Ki normalde annemle hayatta aynı şeyleri beğenmeyiz! Şok oldum ve hemen nereden aldığını sordum. Ben kargo içinde bu kolyye 20 küsür TL para vermişler "10 TL'ye aldım" demez mi :) 

Cuma günü Kadıköy'deyken "Beni o kolye aldığın yere götür N'luuuurrr" diye yalvardım mı? :) Tabi ki eveet... Meğer Bahariye'de İnci Ayakkabı'nın sırasına açılmış minik bir yermiş. Yeni şubelerini de Mango'nın karşısında Akbank'ın yanına açmışlar... Kalabalığa rağmen annemi dışardaki banka otutturup daldım içeri... Meğer adı "Uzak Işıklar" olan bu dükkanın müdavimleri varmııış :D Bakınız Sevda :D

Resimde gördüğünüz ganimetleri almış bulunmaktayım! 



Bu gördüğünüz yaka kolyeyi 10 TL'ye almış bulunmaktayım. Düz siyah bir t-shirt ile yarın kullanmayı planlıyorum!!! :) Olley!


Sanıyorum Tosbağa'nın Dünyası bu yazıyı okuduktan sonra beni vurabilir! :) Bu arada yüzük benim orta parmağıma bile biraz büyük geldi. Annemi daha fazla bekletmek istemediğim için elime denk gelen ilk yüzüğü aldım. Bu arada yüzük 1,5 TL! Kolye 3,5 TL Ama kolyenin boyu bana fazla kısa geldi taşın olduğu kolyeyi çıkarıp sadece bıyık olarak kullanmak daha iyi olacak sanırım. Taş gırtlağımda kaldı resmen...


Bu siyah bileklik çok hoşuma gitti. Fiyatı 3,5 TL idi.


Kahverengilerle ve krem rengi ile hatta canım ne isterse onunla takabileceğim bu  bilekliği de çok severek aldım. Bunun da fiyatı aynı...

Ani Gelişen İstanbul Yolculuğu...

Efendim geçen Perşembe gecesi başlayıp cuma gecesi geç vakit sonlanan İstanbul ziyaretimi burada anlatmıştım. Bu yolculuğun İstanbul içindeki kısmına katılan annemle gördüklerimizi emektar ayfonum elverdiğince sizlerle paylaşıyorum. "Bu Aralar Ben"'in 25 Ocak Cuma versiyonu :) Ziplenmiş İstanbul :D


Bahariye'deki The Company mağazasınının vitrini 14 Şubat için hazır! Annemle bu kediciği görür görmez bayıldık... Biliyorsunuz benim mutfağımda da bunun davuk versiyonu var. O da anneciğimin hediyesiydi...


 Kadıköy Migros ve balıkçıların orada insan kalabalığına karışıp bizimle birlikte yürüyen ördekler!!! Bir ara sokağa atılmış masalarda oturan insanların arasına daldılar. Annemin dediğine göre bunlar manyak balık yiyormuş :)


Ve Komşu Fırın Klasiği... Herhalde her gittiğimde illaki bi kere uğruyorum! 
İnatla da Bursa'ya şube açmıyorlar!!!


Dönüşte Eskihisar'da feribot kuyruğundayken yanımızda duran tırın şoförünün vakit geçirme şeklini resmetmeye çalıştım. O parlak şey adamın laptopunun ışığı... Önce facebook da gezindi ondan sonra da okey oynadı sıra beklerken :D

10 Eylül 2012 Pazartesi

Bir Haftada Kaç İl Değiştirebilirsiniz???

Geçtiğimiz hafta pazartesiden itibaren kendimi yollara vurdum sevgili takipçiler...

Pazartesi sabahtan Balıkesir'e oradan Salı sabahı Manisa... Çarşamba öğleden sonra tekrar Balıkesir'e dönüş... Çarşamba gecesi Balıkesir'de konaklama ve Perşembe akşam Bursa'ya topuklama...

Balıkesir'den Bursa'ya giderken yolda Tellioğlu Değirmen Restaurant'ta durduk ve su böreğini ve çorbayı çok başarılı bulduk... Limonata için aynı şeyi söyleyemeceğim... İçinde bişeyler fazlaydı sanki ama bulamadım fazla olanın ne olduğunu...




Kasanın yanında isterseniz hediye olarak alabileceğiniz anahtarlıkları vardı... Ücret ödemeden hatıra olsun diye bi tane aldım :) Üzerindeki değirmen figürü hoş...


Perşembe akşamı Bursa'ya vardıktan sonra Cuma günü akşamüstü otobüsle İstanbul'a geçtik. Bu arada ben bütün bunları annemle yapıyorum. Kah gülüyoruz kah uyukluyoruz ama henüz piller bitmedi :)

Cumartesi sabahı Kadıköy İnci Pastahanesi'inden alınan simitlerle karnımızı doyurduktan sonra benden 2 yaş büyük olan ve şu anda İstanbul'da çalışan abişko için ev bakmaya Kadıköy sokaklarına atıyoruz kendimizi... Kadıköy'de binaların en az 20 yıllık olduğunu ve bir çoğunun  da tadilat görmediğini belirtmek isterim. O evlere biçilen fiyat ise 1000 TL'den başlıyor!!! Bu şekilde bi kaç daire gezdikten sonra kendimize Kadıköy Happy Moon's da bi ziyafet çektik... Buradaki yemek ve limonata çok başarılıydı... Mekanı tavsiye ederim...



Sonrasında şans eseri Hasanpaşa'da yeni bir binada kiralık daire bulduktan ve tutmaya karar verdikten sonra kendimizi nerde bulduk tahmin edin :) Ortaköy!!! :D


Aynı gün içinde bu kadar kilometre yeter dedik mi? Demedik tabi ki de ve Ortaköy-Beşiktaş arasını yürüyerek geçtik... Vapura bindiğimizde ayaklarımız şişmişti ve kendimizi eve attık :)

Bu da İstanbul sürprizi... Adı Miyopcan!!! Gözleri miyop olduğundan pek fazla açık yakalamanız mümkün değil fotoğraftaki gibi :) İçine kapanıp ve pek sırnaşık değil ancak başını okşadığınızda minnet duygusunu hemen belli ediveriyor... Ben de miyop olduğum için kendimi yakın hissettim kendisine belki de bu yüzden kucaklayıp eve getirmek istedim ama maalesef :(


Pazar gecesi İstanbul'dan Bursa'ya döndük ve artık evimdeyim :) Bu hafta yazılara kaldığım yerden devam etmeyi planlıyorum :) 

Herkese keyifli haftalar dilerim!!!