kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2014 Cuma

Kitap - Kocan Kadar Konuş

Aslında geçen perşembe akşamı arkadaşımla buluşmadan önce AVM de gezmekten sıkıldığım için Starbucks'ta oturup bir kahve içeyim o esnada da elim boş durmasın, saf saf gelen geçene bakmıyım diye almıştım bu kitabı D&R'dan...

Elime alıp arka kapak yazını okuyunca, kafa yormayan, komik, eğlenceli olduğunu düşünmüştüm. Aslında pek de yanıldığımı söyleyemem.

Kitabı okurken gülümsediğim, kahkaha atmak istediğin anlar oldu ama bazı sayfalarda da "çok klişe yaaaauvvv" diye kafa devirdim. Elimde kalemle kitap okumaya alışkın değilim bu yüzden de beğendiğim ya da komik bulduğum cümleleri çizmem ama bu kitapta elimde olaydı bir çok yeri çizerdim. Okurken evet işaretlemek lazım dedim ama almaya üşendiğim için kaldı.

İşin özü, bence alın okuyun, pişman olmazsınız. Keyifle gülümser ve kendinizden birşeyler bulursunuz :)

Ben beğendim, geçer not aldı :)

Keyifli Haftasonları sizlerin olsun!!!

24 Mart 2014 Pazartesi

Kitap Okumak Her Zaman İyidir!!! :)

Masum İnciler blogunun tatlı sahibesi Burcu tarafından başlatılan ve sosyal ağlarda yaptığı duyurular sayesinde beni de içine çeken Okuma Etkinliği'ne geçtiğimiz Şubat ayında ben de şuradan katılmıştım. Bir süredir kitap okuyamamaktan şikayet ederken (kendime kendimi şikayet ediyorum nasıl beceriyorsam artık) hadi dedim şimdi okuma zamanı, yazımda da paylaştığım gibi İntikam Marka Giyer kitabı ile bu etkinliğe katıldım. 

Tamam itiraf diyorum Şubat ayı bitene kadar kitabı bitiremedim. Hatta Mart ayının 24 ü olmasına rağmen hala bitiremedim kitabı ancak yine de azimliyim. Masum İnciler'in bir sonraki etkinliği başlamadan ben kitabımı bitirmiş olacağım :)

Etkinlik sonunda yapmış olduğu sürpriz kitap çekilişini benim kazanmış olmamı kimse yadırgamaz sanıyorum ki he he he

1 Mart tarihindeki The Body Shop etkinliğinde sevgili Burcu ile görüştüğümüz için sürpriz kitabımı da bizzat kendisinden aldım...



Burcucum nezaketin ve hediyen için teşekkür ederim. Bir sonraki etkinliğine senin hediyen ile katılmak isterim... Çok bekletme bizi (ki ben de elimdekini bir an önce bitireyim tabi bu arada)


24 Eylül 2013 Salı

Okudum! - Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

Yemek yemek için Kent Meydanına gittiğim bir öğle arası uzun zamandır içimde biriktirdiğim kitap okuma hevesim kaçmadan elime en yenisinden en okunanından bir kitap almak için D&R'a girdiğimde farkettim kendisini... Popüler bir kitap okumak istiyordum ve çok okunanlar rafının önünde durup şöyle bir göz gezdirdim raflara, O sıralar kaçıncı sıradaydı hatırlamıyorum ama öncelikle Zülfü Livaneli'nin kitabı olan Kardeşimin Hikayesi'ni aldım. Bu kitabı nispeten bir solukta okudum. Malum benim okuma hızımla kitap kurdu bloggerların okuma hızını karşılaştırmamak lazım. Benim kitap okumak için içimden istek olacak, mekan sakin olacak, uykum olmayacak vs gibi bir çok ön koşulun yerine getirilmiş olması lazım. Yazın balkonu temiz yakaladığım zamanlarda da Mudo'dan aldığım ve severek kullandığım şezlonguma yayılıp kitap okumanın keyfini sonuna kadar çıkardım ama kaplumbağa hızında okuyorum ben :) Ancak bitirdim ve bir diğer popüler kitap olan "Bir Psikiyatristin Gizli Defteri"ni okumaya başladım. 


Doktor olmadığım için ilk başlarda bazı tıbbi terimler beni çok baydı ve Doktor Small yazılarını tarih sıralamasına koyduğu için ilk yazısı bir hayli geçmişe dayanıyordu. Bu sebeple kitabı bırakıp bırakmamayı çok düşündüm ancak sonra azmettim dedim başladım bari bitireyim. Ama sonrasında biraz daha ilgimi çeken bölümleri oldu kitabın. Neticesinde ben merakımı giderdim ki tahmin edersiniz ismi çok dikkat ve ilgi çekici, kitap kurtları bunu kaçırmamış çoktan okuyup yorumlarını paylaşmıştır ancak kitabı yeni bitirdiğim için ben de kendimce paylaşayım dedim. 


Tavsiye eder miyim? Yani evet sonuçta çok okunan bir kitap ve merak uyandırıyor neden okumayasın ki :) Almak isterseniz TIK TIK

29 Nisan 2013 Pazartesi

Peri Masalım - Sinem Akça

Teeeee 9 Mart'ta İstanbul'da eğitim zamanında Sevgil Biricit'in biz bloggerlar için düzenlediği ve sadece çok sevdiği blogger arkadaşlarını çağırdığı :)))) He he he ortalığı nasıl da karıştırır böyle bir giriş yapsam dimiiiii????

Şaka şaka sınırlı sayıda kişi çağırmak zorunda olduğundan ve ben de o anda tesadüfen(!) İstanbul'da olduğumdan "Ay yazık kııız bu da İstanbul'larda kocasız kalmış, yalnız başına kalmış onu da çağırayım bari" diye düşündüğü için...

Yok yok bu da olmadı :D

Efendim detaylarından çok bahsetmeyip sizi kıskandırmamak için özet özet geçerek şurada paylaştığım 9 Mart Biricit'in öncülüğünde Dünya Kadınlar Gününü Kutlama buluşmamızda Mr. Maana'nın hediyeleri olan kitaplardan birini bitirmiş bulunmaktayım...


Aslında kitabı çok sevemedim ben ama başlamışken de yarım bırakmak istemedim ki son zamanlarda başlayıp da bitiremediğim bir sürü kitap oldu bari bunu tam anlamıyla okumak istedim. 

Kitap İstanbul'da geçiyor ve iki aşkı arasında seçim yapmak zorunda kalan hatta bunun karmaşıklığından ötürü de başına gelmeyen kalmayan Yasemin'in hikayesini anlatıyor.

Yazım dili çok sadece hiç zorlanmanıza gerek olmadan kitap kurtlarının 1 günde bitirebileceği türden, ama bazı noktalarda canınız sıkılıyor ve sonrasında olacakları rahatlıkla tahmin edebiliyorsunuz.

Bir de benim dikkatimi çeken, oldukça sağlam bir kariyeri olan Yasemin'in bazen mahalle ağzıyla etrafındakilerle konuşması, modayı yakından takip eden, oldukça fit ve maddi durumu iyi, kariyerinde oldukça iyi bir yerde olan biri için bazı cümleler çok basit kalmış.


Tavsiye eder misiniz diye sorarsanız, ne okusam da şöyle kafamı yormasa, akıp gitse, hemencecik bitse diye düşünüyorsanız, deneyebilirsiniz...

Sinem Akça'nın ayrıca "Pamuk Şekeri" adında bir kitabı daha varmış. Daha ayrıntılı bilgi için tık tık...

24 Ağustos 2012 Cuma

Senden Başka Yok - Marian Keyes

Aslında kitabı okumaya başlayalı neredeyse bir aydan fazla oldu ama hemen bitsin diye bi amacım olmadığı için bir süre süründü benimle oradan oraya... Güya tatilde okurum diyordum pek okuyamadım. Ramazanda sahura kadar olan zamanda bol bol okuma fırsatım oldu ve dün gece de az kalan son 5-6 bölümü okudum ve kitap bittiii :)

Beğendin mi derseniz çok ferahlatıcı bir konusu yok, akıcı ama okudukça insanı mutlu eden bir kitap değil.

Bir süre sonra benim amacım kitabı bitirmek oldu. Sonrasında olanları merak etmedim mi? Evet ettim aslında ama belki de son zamanlar okumam gereken rehavete kapılmama neden olanlar değil içimde çiçek açtıranlar olmalıydı bilemiyorum...

14 Ağustos 2012 Salı

Geldi Geldi :)

Azzzz önce Pozitif Peri'nin paketini almış bulunmaktayımmm :) Kendisi eskiden ramazan bayramlarında gönderilen kartlardan bi tane de eklemeyi unutmamış pakete :) Çok hoş bir ayrıntı :) 

Hediyeler ve inceliğin için çok teşekkür ederim :) Kitaplarımı en kısa sürede okuyacağımmm

Paketi bi açtım içinden çok güzel pembe bi hediye paketi çıktı :)


Ve üzerinde bi Zarf...


Bayramlarda kart atılırdı değil mi eskiden??? :)


Çok düşünceli bu Pozitif Peri :)


İşte Hediyelerimmm









Tekrar Çok teşekkür ederim Pozitif Peri'ye :) 

2 Ağustos 2012 Perşembe

Şeytan Marka Giyer

Aslında kitap benim değil :) Eşimin he he he çok garip değil mi? Sanıyorum görümcem almış ve sonrasında da eşimin dikkatini çektiği için bizim eve gelmiş bir kitaptı ilk önce. Normalde okumazdım belki de ama eşim "Oku oku bence güzel" deyince onun sözünü dinledim. Sonrasında ise aslında okumaya başladığını ama yarım bıraktığını öğrendim ama ben çoktan 300 lü sayfaları devirmiştim bile. Zaten bi erkeğin elinden düşürmeden okuyacağı bi roman türü değil kendisi :)





Kitabın özeti şöyle;

Küçük bir kentte büyüyen Andrea Sachs, üniversiteden mezun olur olmaz milyonlarca kızın hayalinde yaşattığı bir iş bulur. Runway dergisinin ünlü ve başarılı Genel Yayın Yönetmeni Miranda Priestly'in yanında asistanlığa başlar. Ve bir anda kendini Prada! Armani! Versace! dünyasında bulur. Artık çevresinde yaşamlarının tek amacı marka giyip kendileri ile ilgilenmek olan genç, güzel kadınlar ve erkekler vardır. 

Ne var ki burası zorlu bir dünyadır ve burada küçük balıklar büyük balıklara yem olur. Andrea'nın büyük ümitlerle adım attığı bu dünya acımasız, şımarık ve bencil patronu sayesinde cehenneme döner... 

Ama şu an için çektiği acılar gelecekte atacağı büyük adımları başlangıcı olacaktır.

Ben sürükleyici buldum ve uzun zamandır bu kadar sürükleyici bir kitap okumamıştım. Şu sıralar kitap okumaya dönüş yapmam gerekiyordu ve bu kitap iyi oldu aslında... 

Sinemaya da uyarlanmış bir kitap ve oyunculara bakılınca aslında ne kadar da doğru kişilerin seçildiğini ilk bakışta anlayabiliyorsunuz. En yakın zamanda filmini de merakla izleyeceğim :)